Tabanlık yaptırmak istiyorum, uygun tabanlığı nasıl ve neye göre yaptırmalıyım?

Tabanlık taban ve ayak ağrılarında ve diğer ağrılarında sıklıkla gereklidir. Tabanlık reçete etmeden önce ayak bileği ve ayak özellikleri muayenede tespit edilmelidir. Daha sonra nasıl analizi ile vücut ağırlığının daha çok olduğu noktalar tespit edilerek tabanlık tasarlanmalıdır.

Bel fıtığında var nasıl bir tedavi uyguluyorsunuz?

Bel fıtıkları en az %90 oranında ameliyatsız yöntemleri iyileşir. Bu hastaların tümünde fizik ve egzersiz tedavisi gelmelidir. Hastanın ağrısı aşırı ise, egzersizlerine bir an evvel başlayabilmesi için epidural enjeksiyon (kaudal ya da tranforaminal) yapılmalıdır.

Muayeneye gelmeden önce mr yada film çektirmek gerekir mi ?

Muayene randevunuza gelmeden önce tetkik yaptırmanızı gerekli görmediysek, yaptırmanıza gerek yok. Hastaların çoğunda görüntüleme (röntgen, MR, tomografi) istememize rağmen, tüm hastalarda gerekli olmaz. Detaylı öykü ve muayene ile neredeyse tüm hastalara tanı konur.

Toplu taşıma kullanımı bel ağrısını arttırırmı?

Araştırmalar uzun süre oturarak çalışma ve ayakta çalışmanın bel ağrısı oranını artırdığını gösteriyor.

Kullanmış olduğunuz kortizonun yan etkileri var mı? Kilo yapar mı ?

Eklem ya da yumuşak dokulara yaptığımız kortizon bölgesel etkilidir. Tüm vücuda etki yapması çok zayıftır. Zaten bölgesel etki ön planda olmazsa istediğimiz yararı sağlamaz. Bundan dolayı, kilo aldırma ve diğer yan etkileri çok düşüktür. Hatta, hastanın tuzsuz yemesi bile gerekli olmaz.

Dizimden ses gelmesi kireçlenme olduğu anlamına mı gelir?

Eklemlerden ses gelmesi kireçlenme (osteoartrit) belirtisi değildir. Arada bir olması normalidir. Ayrıca, doğuştan bap dokusu gevşek (eklem hipermobilitesi) olan kişilerde sık olur.

Omurga Şekil Bozuklukları Nelerdir?

1- Yana doğru eğrilikler. Bunlara skolyoz ismi verilir. C biçiminde tek eğri, ya da S biçiminde iki eğriden oluşabilir. Tanı skolyoz röntgeni ile konur. Eğrilik 40 derecenin altında ise, korse ve egzersiz tedavisi uygulanır. Kontrol röntgenleri ile takip edilir. Eğrilik 40 derecenin üstünde ise, ameliyat düşünülür.

2- Öne yanda arkaya doğru eğrilik değişikliklerine düzleşme, kifoz ya da lordoz artışı denir. Bunlar duruş bozukluklarının en yaygın görülen biçimleridir ve neredeyse herkeste görülür. Ayakta röntgenle tanı konur. Her zaman fizik tedavi, manüel teknikler ve egzersizle tedavi edilir.

D Vitaminini Nedir? Nerelerde Bulunur?

Eski yıllarda D vitamini eksikliği sadece kemik doku üzerine olumsuz etkisi açısından ele alınırdı. Son yıllarda dünyada yaygın olarak eksikliği tespit edildi. Konu araştırılırken, D vitamininin kemik doku dışında tüm doku ve organlar üzerinde önemli etkileri görüldü. Eksikliği raşitizim ve osteoporoz, sporcuda kemik ödemi ve stres kırığı, yorgunluk ve kas kuvvetsizliği, enfeksiyona yatkınlık, kansere yatkınlık, unutkanlık, obezite, kalp hastalığı ve başka sorunlara yol açtığı tespit edilmiştir.

D vitamini için en iyi kaynak süt ürünleri ve güneş ışınlarıdır. Sağlıklı görünen yaşam tarzına rağmen eksikliği olabilir. Kış aylarında eksikliği daha sıktır. Özellikle kış mevsiminde yorgunluğu olan kişiler şüphelenmeleri gerekir. Çocuklar, yaşlılar ve gebelerin ihtiyacı daha yüksektir.

Uyuşmalarım Tümü Sinir Sıkışması Anlamına mı Gelir?

Uyuşma şikayeti olduğunda öykü ve muayene ile sinir sıkışması olasılığını araştırmak gerekir. Tespit edildiğinde gereken görüntüleme veya EMG tetiklerini yapmak gerekir.

Ancak, uyuşma kas ağrılarına, boyun ve belde faset eklem kaynaklı ağrısına, kol ya da bacakta kas ve fasya sertliğine, ve duruş bozukluğuna uyuşma eşlik edebilir.

MR Sonucu Normal Olduğu Halde Omurga Neden Ağrılı Olur?

Omurgada ağrı mekanizması her zaman dokuların hasar görmesi ile açıklanamaz. Aşırı esneklik ve kasların omurgayı tespit edememesi ile aşırı sertlik ve hareketlerin azalmış olması çizgisi üzerinde bir noktada ağrı ortaya çıkar. Sıradan bir dilde bunun açıklaması şöyle olur:

1- omurganız, omurga kasları, omuz ve kalça kuşağı kasları kuvvetini kaybeder. Bunun sonucunda aşırı hareketli ve yük taşımayan omurga olur. Aşırı hareket omurga eklemlerinde şiddetli ağrı ve tutulmalara sebep olur. Spor yapmamak, hareketsiz yaşam veya doğuştan aşırı esneklik bunlara zemin hazırlar.

2- omurga esnekliği azalır. Omurgayı saran zarlar ve kaslar sertleşir ve esnekliği azalır. Esnekmiş ayan dokuların beslenmesi ve kanlanması zayıf olur ve ağrı oluşmaya başlar. Bunun sebebi hareketsiz yaşam tarzı ve bazen de buna eşlik eden doğuştan sert baş dokusu durumudur.

Tenisçi Dirseği Sorunu Nedir?

Tenisçi dirseği sorunu daha çok ev hanımlarında görülür. Yani, tenisçilere özgü bir sorun değildir. Olgularının çoğu 6 – 12 ay içinde kendiliğinden geçer. Spora engel derecede ağrı varsa, hekim tedavi etmek zorunda kalır. Ağrıya sebep olan genellikle aşırı bağ, sinir ve damar dokusu artışından dolayı normal yapısı bozulmuş tendondur. Bazen yırtıklar da olabiliyor. Tedavide fizik ve egzersiz, PRP, proloterapi, ve iğne tenotomisi etkilidir. Kortizon enjeksiyonunun kalıcı bir yararı olmadığını biliyoruz.

Klinik Egzersiz Nedir?

Tansiyon yüksekliği, yüksek kolesterol, şeker hastalığı, obezite, geçirilmiş kalp hastalığı gibi sorunları olan hastaların klinik ortamda riske sokmadan egzersiz yaptırılmasıdır. Amaç, hastalığın komplikasyonları azaltmak, hastanın şikayetlerini azaltmak, ilaç ihtiyacını azaltmak, ve hastanın aktivite düzeyini korumaktır.

Örnekse, her antrenmandan sonra yüksek tansiyonu olan kişinin tansiyonu egzersiz sonrası ve takiben 8-12 saat boyunca yarım ila bir değer düşer.

Egzersiz programı öncesinde ve sırasında nabız, tansiyon ve kan şekeri kontrolü yapılır. Bunların önceden kararlaştırılmış değerlerde olması için egzersiz düzenlenir.

Çocuklar Ağırlık Antrenmanını Nasıl Yapmalı?

Amerikan Spor Hekimliği Koleji çocukların şeker ve obezite gibi hastalıklara yakalanmamaları için günde bir saat fiziksel aktivite öneriyor. Bu temel olarak en az bir saatlik daha çok oyun biçiminde aktiviteden oluşmalıdır.

12 yaştan itibaren ise, çocuklar ağrılık antrenmanına başlayabilirler. Öncelikli amaç çocuğun egzersizlerin doğru tekniğini öğrenmesi olmalıdır. Boy uzmanına engel olmamak için egzersizlerdeki teker sayısı en az 12 olmalıdır. Yani aşırı ağırlık kullanmamak gerekir.

Ağrılık egzersizlerine aerobik aktivite (koşu, bisiklet, vs) ve esnetme programı eklenmelidir.

Antreman sırasında neden 20 dk ara ile su içmeliyim?

Spor sırasında sıvı kaybı kaçınılmazdır. Bu performans kaybına sebep olur. Engellemek için ACSM kuralı antrenmandan 20 dk önce iki bardak, sırasında ise 20 dakikada bir 1 bardak su içmektir.

Antremandan sonra neden meyve suyu içmeliyim ?

Antrenman sırasında kullandığımız enerji maddeleri nemlidir erken yerine konursa, toparlanma o kadar erken başlar. Ayrıca, antrenman sonrası 2 saat boyunca kaslar kandaki enerji maddelerini normalden fazla ve daha hızlı emer.

Hekimlik sanatı nedir?

Kas-iskelet ağrısının 3 aydan uzun devam etmesi ile, hastanın şikayeti olan ağrı artık bir deneyime dönüşür. Bu artmış ağrı hissi, hasta olma hissi, düşüncelerin ağrıdan etkilenmesi, günlük aktivitelerin ağrıdan dolayı kısıtlanmak veya değişmesi, ve sosyal tabağın kısıtlanması bölümlerinin birleşiminden oluşur. Bunu çözebilme becerisine, hekimin bilgisi, deneyimi ve hastayı anlayabilme yeteneğinin birleşimi olan hekimlik sanatı denir.

Kanıta Dayalı Tıp Nedir?

Kanıta dayalı tıbbın 3 ayağı var. Bunların birleşimi ile mümkün olur. Biri veya ikisi eksik olduğa kanıta dayalı oluşundan söz edilemez.

1- Kanıt demek bilimsel araştırmalarla doğruluğu ispatlanmış tanı ve tedavi yöntemlerdir. Hekim bunlardan haberdar olmakla yükümlüdür. Bunu yolu, sürekli eğitim ve araştırmadır.

2- Böylece biriken bilgi hekimin yıllar boyunca çalışması içinde uygulanır ve deneyimle birleşir.

3- Hekim bilimsel kanıt, kişisel bilgisini ve deneyimini hastanın beklentileri, kültürü ve yaşam tarzında birleştirerek, hastaya en uygun kanıta dayalı tedaviyi seçmelidir. Bu tedaviyi uygulama konusunda bilgi ve deneyim sahibi olmalıdır.

Kas-iskelet ağrısı tanısının doğru konması için ne gerekli?

Ağrının nasıl geliştiği ve hangi etkenlerle artıp azaldığı bilgilerini içeren detaylı öykü, ağrının hangi dokudan kaynaklandığını ortaya çıkaracak detaylı muayene, ağrıya önceden beri var olan hangi kas-iskelet özellikleri zemin hazırladığımızı ortaya çıkaran detaylı muayene, görüntülemeler (ultrason, röntgen, MR, tomografi).

Proloterapi nedir? Bilimsel kanıtı var mı?

Proloterapi yönteminde eklem ya da omurga bağları, tendon ve kas içine dekstrozlu serum enjeksiyonudur. Şeker bağın içine yerleşerek bağı setleştirir. Dokuda bir miktar hasar oluşturur. 3 gün boyunca doku kendini iyileştirmeye çalışırken kalınlaşır. Böylece daha sert ve kalın bağ ortaya çıkar.

Proloterapinin bağ dokusunu sertleştirdiği ultrason ve MR takipleri ile gösterilmiştir. Ayrıca, ağrı ve iyileşme açısından hastaların tedavi süreçlerinin hızlandığı da araştırmalarla gösterilmiştir.

Eklem, yumuşak doku ve omurgada kortizon iğnesinin yan etkileri var mı?

Ödem ve ağrıyı azaltmak amacıyla enjeksiyonsa kullandığımız kortizon bölgesel etkilidir. Depo ve kristal yapıda olanlar iğne yaptığımız yerde yaklaşık 7 gün kalır. Az bir kısmı vücuda dağılır. Bundan dolayı enjeksiyon sonrası hastanın tuzsuz yemesi gerekmediği gibi kilo alma yan etkisi nadiren görülür.

Kliniğizde sporcular niye antrenman yapıyorlar?

Spor sakatlanmalarının en az yarısı engellenebiliyor. Bunun için sporcunun sakatlanmaya yatkın bölgelerini detaylı bir muayene yaklaşımı olan sporcu analizinde tespit edip özel antrenmanlarla düzeltiyoruz.

Fizik Tedavi Gördüm. Ancak iyileşmedim. Sebepleri ne olabilir?

Eğer tanı doğru ve kesin ise, ağrıya yol açmış zemindeki mekanizmalar açıklanmışsa, bunlara uygun tedavi planı çizilmişse, plan fizyoterapist ve hasta tarafından tam olarak uygulanmışsa iyileşme maksimum derecede gerçekleşir. Beklenen hızda iyileşme olmuyorsa, sorulması gereken sorular şunlardır:
1- Tanı doğru mu?
2- Zemindeki biyomekanik sebepler açılkanmış mı?
3- Tedavi planı doğru mu?
4- Plan uygulanabilmiş mi?

Bu soruların herhangi birinin cevabı bir sorunu ortaya koyuyorsa, fizik ve egzersiz tedavisini ayarlamak ya da başka merkezde tekrar görmek gerekir.

Omurlarda Aşırı Hareket Hangi Şikayetlere Yol Açar?

Segmental disfonksiyon ya da diğer adıyla segmental instabilite bir omurun ya da bir kaç omurun diğer omurlara göre aşırı hareketidir. Bunun sonucu omurganın arka bölümündeki faset eklemleri ağrılı olur ve sıklıkla başka bölgeye ağrı yayarlar. Bir kaç örnek sendrom bu durumu açılamayan kolaylaştırır:

Boyun kaynaklı baş ağrısı (Servikojenik baş ağrısı): en üstteki ilk 3 boyun omurunda açılanma pozisyonu ve aşırı hareket sonucu baş ağrısı olur.

Faset eklem kaynaklı kol ya da bacak ağrısı. Orta veya alt boyun ya da bel omurlarında hareket düzensizliği kol ve bacak ağrısına sebep olur. MR’da fıtık görünümü de varsa hasta yanlış tanı sonucu gereksiz bir ameliyat geçirebilir.

Torakolomber bileşke sendromu, sırt ve bel omurları birleşme bölgesinde, yani sırt kamburunun bel çukuruna dönüştüğü açı değişiklik bölgesinde hareket düzensizliği kasık ve bacakta ağrıya sebep olur. Yanlış tanı ile yumurtalık kisti ve apandisit ameliyatı olan hastalarım oldu.

Ağrı Her Zaman Kötüye mi İşaret?

Evet. Neredeyse her zaman. Tedavide ilk amacımız en hızlı biçimde ağrıdan kurtulmaktır. Bunu için dinlenme, buz uygulaması, antiödem ilaçlar, ve fizik tedavi uygularız. Sonraki aşamada aşamalı olarak ilerleyen egzersizler düzenleyip, hastaya yaptırırız. Egzersiz programı sırasında ağrıya sebep olan egzersizler seçmeyiz.

Kan Tahlilleri ve MR Sonuşlarımda Önemli Bir Şey Yok. Ancak Ağrılarımın Nedeni Nedir?

Ağrıların her zaman dokunuşlarında kaynaklanmadığını unutmamak gerek. Hastaların tümünde tanı koyma sürecinde en önemli araç detaylı muayenedir. Ancak, hastaların bir kısmında tanı sadece muayene ile konabilir. Muayene sırasında esnek olmayan kaslar, sertleşirmiş ve hareket kabiliyeti azalmış eklemler, kuvveti az olan kaslar, ağrılı tendonlar bulabiliriz. Bu durumların tümünde MR sonuçları tamamen normal olabilir.

Enjeksiyon Tedavisi Oldum. Ancak Neden Ağrılarım Geçmedi?

Enjeksiyon tedavisini seçerken tanı kesin olmalı. Yani, yapacağımız enjeksiyondan hastanın yarar göreceğinden önceden emin olmalıyız. Hekim koyduğu tanıyı yeterli bulgularla ve öykü bilgileri ile doğrulamış ise, enjeksiyonun başarısı çok yüksek olacaktır.
Ayrıca, esas enjeksiyonundaymışsın önce, ağrının enjeksiyon düşünülen noktadan kaynaklandığından emin olamak için tanısal enjeksiyon yapılabilir. Ağrı kaynağı oldu düşünülen bölge lokal anestezi enjeksiyonu ile ağrısız duruma getirilirse, ağrının yerinden emin olunabilir. Ertesi gün tedavi edici olan temel enjeksiyon yapılabilir.

Ödem Nedir?

Ödem bir tanı değildir. Doku hasarı ya da ağrı durumunda, bölgeye iltihap ile ilgili vücudun hücreleri hücum eder. Bu sırada, bölgede sıvı birikimi olur. Yüzeye yansıdığında, şişlik, kızarıklık ve ağrı olarak görülür. MR’da tespit edilebilir. Ödemli bölgede her zaman tanı konulması gereken bir sorun vardır. Kesin tanı konulmazsa, neden olduğu açıklanamaz ve etkili tedavi düzenlenemez. Sorulması gereken soru şudur: “Ödem neden gelişmiştir ve hangi dokudadır?”
Ödem çoğu zaman kendiliğinden geçer. Ortadan kalkmasını hızlandırmak gerekir. Bunun için buz, istirahat, anti- ödem ilaçlar, bandajlama ve yüksekte tutma yaklaşımı uygulanır. Beklenen sürede geçmezse, fizik ve egzersiz tedavisi , kortizon enjeksiyonu ve ACS enjeksiyonu gibi yöntemler kullanılmalıdır.

Uzun Süreli Ayak Bileği Ağrısı Yapan Sinus Tarsi Sendromu Nedir?

Özellikle ayak bileği burkulmaları sonrasında, eğer başlardaki hasar sonucu eklemde gevşeklik devam ediyorsa Sinus Tarsi içinde ödem gelişir. Ayak bileği içinde fazlaca ödem oluşturma yeteneğindeki sahip olan bir yapıdır. Bu da, ayak bileği ağrısının devamına sebep olur. Hastaların veya sporcuların bir kısmında bu MR görüntülemede tespit edilebilir. Bu yöntemle tespit edilemiyorsa, geçirilmiş burkulma ve mayeden bulguları ile tanı konur.

Tanıdan emin olduktan sonra, en etkili tedavisi sinüs içine kortizon enjeksiyonu yapmaktır. Bunu yapmanın en güvenilir yolu ise, floroskopi ya da ultrason önderliği kullanmaktır. Tedavi ile kişi eski hayatında çabuk dönme imkanı bulur. Burkulmaların tekrarını en az düzeyde tutulmak için ise, 3 ay süre ile yapılacak ayak bileği denge ve stabilizasyon egzersizleri düzenlenir.

Ağrı Kesici İlaçlar Hangileridir?

Sıklıkla ağrı kesici ilaçlardan fayda görmediği ve ağrı şikayeti devam ettiği için başvuran hastalar olur. Kas-iskelet tıbbında kullandığımı ilaçlar tüleri vardır:

1- Basit ağrı kesiciler. Ör parasetamol. İlk sırada, doktora danışmadan kullanılacak ve reçetesiz satılan ilaçlardır. Bunların ödem giderici etkisi yoktur. Ateş düşürücü etkileri olsa da, bu etki ağrı açısından yararlı değildir.
2- Anti- romatizmal ilaçlar. Ör diklofenak, naproksen. Bunların ödem giderici etkileri var. Hafif ateş düşürücü ve kan sulandırıcı etkileri mevcut. Ayrıca, vücutta su toplama ve bundan kaynaklanan kan tansiyonunu yükseltici etkileri olabilir. Maalesef uzun süreli kullanımda kalp, döbrek ve karaciğer gibi Orhan’lar üzerine ciddi yan etkileri olmaktadır. Bir çok kas-iskelet sorununda ödem de eşlik ettiği için, ilk sırada reçete edilen ilaçlardır. Yan etkilerinden dolayı 5 günden uzun süre kullanmamakta yarar vardır.
3- Lokal ilaçlar. Bunlar krem ve merhemlerdir. Anti-romatizmal ilaçlar, ısıtıcılar, soğutucular, bitki özleri, kapsaisin, lokal anestetik, vs içerebilirler. Kapsaisin ve lokal anestetik maddelerin sinir ağrısında etkinliği bilimsel olarak gösterilmiştir. Maalesef diğer maddelerin etkinliklerine dair yeterli bilimsel kanıt mevcut değildir.
4- Enjeksiyon formları. Bunlar Anti-romatizmal ilaçların iğne formlarıdır. Ancak, tablete göre daha etkili olduklarına dair bilimsel bir kanıt yoktur. Bu iğne formları bazı batı ülkelerinde mevcut değildi.

Sporcular Nasıl Yüksek Performans Gösterebilir?

Yüksek performansın yolu sakatlanmaları engellemekten geçer. Sporcularla çalışan bir çok kişi bu ilişkinin farkında değildir. Sporcunun sakatlanmaması için eklem ve kaslarının uygun biçimde görev görmesi gerekir. Uygunluk bazı eklemler için sağlamlık, bazı eklemler için ise hareketlilik demektir. Uygunluk kaslar için esneklik, kuvvet ve kontrol demektir. Bunları kitaba uygun hale getirdiğiniz zaman sakatlanmalar azalır. Zaten sakatlanmaları da bu yolla az düzeyde tutuyoruz. Ek olarak, bunları kitaba uygun hale getirdiğinizde kuvvet, koordinasyon, patlayıcı güç de daha hızlı ilerler.
Performansın artırılması ve sakatlanmaların engellenmesi aynı bilgi ve yöntemlerin kullanılmasını gerektirir. Sakatlanmaların sık olduğu sporcu veya takımda kalıcı performans mümkün olmaz.
Maalesef, ülkemizde bu iki alan bilgi ve uygulama açısından ilerletilmesi gereken ve üzerinde çalışılması gereken alanlardır.

Tetkiklerin Duyarlılığı Ne Demektir?

Tanı koymak için kullandığımız muayene ve tetkik sonuçlarında çıkanların doğruluk yüzdesine testin duyarlılığı denir. Eğer muayene veya tetkikte görülen şey kesin olarak hastalık varlığını gösteriyorsa, duyarlılığı %100 seviyesindedir. Böyle bir test yok!
Örnekse, bel MR tetkikinde bel fıtığı görünümü varsa, hastanın bel ağrısının fıtıktan kaynaklanma olasılığı %50 düzeyindedir. Yani, hastaların yarısında MR tanısı doğru değildir. Yani, MR bel ağrısında iyi bir tanı aracı değildir.
Peki doğru tanıyı nasıl koyuyoruz? Hastanın verdiği bilgi ya da hastalık öyküsü, şikayet ile ilgili mümkün olduğu çok sayıda testten oluşan muayene, ve tetkiklerin bir araya getirilmesi ile.

Omurga  Enjeksiyonlarının Etkisi Geçici Mi?

Geçici değil. Araştırmalar enjeksiyon sonrası egzersiz tedavisini sürdüren hastaların daha uzun süre iyilik hissi bildirdiklerini gösteriyor. Bu gün omurga enjeksiyonları için geçerlidir: kaudal epidural, transforaminal, median dal radyofrekans, proloterapi.

Ağrıyı geçirdikten sonra omurga ve diğer eklemler ve kasların hareket kapasitesi normale getiril eriği taktirde iyilik hali geçici olmaktadır. Tüm kas-iskelet sorunlarında, ağrı ortadan kalktıktan sonra iyileşme tamamlanmış olmaz. İyileşmenin tamamlanması için omurga, eklemler ve kaslar etkin çalışır duruma gelmesi gerekir.

Bozulmuş Biyomekanik Nedir?

Darbe olmadan gelişen kas-iskelet ağrılarının çoğu bozuk biyomekanikten dolayı olmaktadır. Burada eklem ve hareket açılarının değişmesi, hareket miktarının artması ya da azalması gelişmiştir.

Röntgen veya MR sonuçlarının normal olacağı bir kaç örnek vereyim:

Ayak bileği eklemlerinde sertlikten dolayı koşma ve yön değiştirmelerde diz ve kalça aşırı hareket etmek zorunda kalır. Zamanla yorulan ve ağrımaya başlayan kas, tendon ve diğer dokular ortaya çıkar.

Çömelme ve oturma sırasında hareketin çoğu kalça ekleminde oluşur. Kişinin kalça eklemi sertleşmiş ve hareket yeteneği azalmışsa, çömelme ve oturma için bel omurlarında daha çok hareket oluşmak zorunda olur. Sonuçta bel omurlarındaki aşırı hareket sonucu bel faset eklemlerinde ağrı ortaya çıkar.

Text Divider