Yeni ve eski arasındaki fark çoğu zaman bilinen ve bilinmeyen arasındaki çarpıcı farktır. Ikisi arasındaki fark çoğu zaman, seçim yapmanın kaçınılmaz stresi ile ilgilidir. Seçim yapmak birçok kişi için bilinen ve denenmiş olanlar arasından bir alan seçmektir. Oysa, böyle bir eylemde sadece özgürlük yanılsaması olacaktır. Özgürlük bir alandan diğerine atlamak olmamalıdır. Özgürlük, sadece o belirli kişinin yapabileceği özgün ve ilk kez yapılan bir aktivite olmalıdır. Değişim de aynı biçimde bilinen alanlar arasında kayma değildir. Değişim bilinmeyene doğru adım atmaktır. Değişmek, “Acaba bugün bildiğim hangi ruh halimde olacağım?” sorusuna cevap aramaktan geçmez. Çarpıcı bir farkla, “Acaba bugün hiç bilmediğim nasıl bir ruh halinde olacağım?” sorusuna yanıt ararken yaşanır. Değişimde kaçınılmaz korku ve ön görülemezlik vardır. Bilinemezlik stresini omuzlamadan yapılmış hataları düzeltmemiz mümkün değildir.
Kişilerin sınır tanımı nereye kadar gelebilecekleri konusunda önceden belirleyici olur. Birçok kişi için sınırlar hissedilebilir şeylerdir ve yaklaşılması sıkıntı yaratır ve aşılmaları gerekmez. Az sayıda insan sınırların aşılması gereken kavramlar olduklarını düşünürler. Bunların bir kısmı sınırları aşmak için ciddi mücadele verirler ve kendi kapasitelerini zorlarlar. Ender bulunan kişi sözcük dağarında sınır kelimesini barındırmaz. Bunlar için ilerlemek ve değişim çoğu zaman hayatın özü ve olmazsa olmaz unsurudur. Bunlar için ,prosedürler ve taşlaşmış uygulamalar sıradanlığın ta kendisi ve değişimin önündeki en önemli engeldir.
Kültürümüzün bir parçası haline gelememiş batıcı zaman kavramı, geçmişi yararlı bir şekilde kullanmamızı engellemektedir. Geçmişin en önemli işlevi yapılmış hatalar için ders alınması gereken bir “çöp kutusu” görevi olmalıdır. Gelecek sadece bu anlamda geçmişle bağlantılı olmalıdır. Geleceğin geçmişin devamı olduğu ya da olması gerektiği inancı, geleceğin en önemli özelliği olan öngörülemezliği ortadan kaldırır. Geleceğimizin ön görülebilir olması, bizi gelecek ile ilgili umutlarımızın olmaması durumunda yaşatmaktadır. Değişimi ve bilinmeyeni, sadece kendi zihinsel yeteneklerimiz sayesinde tartarak seçmemiz yeni geleceklere doğru adım atmak olacaktır.
Evrensellik, yararlılık ve doğrular konusunda bizi kişi ve grup öncelliklerinden arındırır. Evrenselliğe inanan profesyoneller, doğrular ve seçimler konusunda zaman ve mekan sınırlamaları içinde sıkışıp kalmazlar. Kaygıları alışılmış olanın doğruluğunu tartmanın ötesindedir. Kararlarını tüm insanlık ve özelliklerini göz önünde tutarak verirler. İçimizde, tam anlamıyla ve empatinin ve işbirliğinin herkesi kapsayacak biçimde olduğu bir topluluk olduğumuz konusunda şüpheler olabilir. Evrensel düşünmek bu şüphelerimizi azaltabilir.
Yeni görevlerinde yönetim kurulu üyeleri için başarılar dilerim. Beklenmedik uygulamalar ve çabalarla bizi şaşırtacaklarını umarım.
Cavit Meclisi

2016 © Copyright - cavitmeclisi.com by Cavit Meclisi

Acil Danışma Hattı        0(533) 659 8669

ACİL DANIŞMA HATTI
0(533) 659 8669