Proloterapi, genellikle dekstroz solüsyonu olan, iritan bir maddenin enjeksiyonu tekniğidir. Enjeksiyon sonucu hücre hasarı oluşur ve bunu takiben onarım ve iyileşme süreci uyarılmış olur. Proloterapinin, tek başına kullanılması yerine, kas-iskelet ağrısı veya spor sakatlanmalarının temel tedavileri olan fizik ve egzersiz tedavisi ve manüel tedaviye ek olarak kullanılmasının daha etkili olduğu konusunda kanıtlar artmaktadır. Tüm tedavi yöntemlierinde olduğu gibi, hekimin görevi bilgi ve deneyimini kullanarak araştırma sonuçlarına dayalı bir kararla proloterapinin hasta için uygun olup olmadığına karar vermektir.
Bu tekniği kronik kas-iskelet ağrılı durumlarında kullanıyoruz. Bir çok araştırma çeşitli kas-iskelet sorunlarında proloterapinin yararını göstermektedir. Araştırmalar en çok kronik bel ağrısı konusundaki yararını ortaya koymaktadır. Yeni araştırmalar ise, tedaviye yanıt vermeyen tendinopatiler (özellikle epikondilit ve aşil) ve osteoartrit (kireçlenmeler) tedavisindeki etkinliğini göstermiştir. 3 – 6 seanstan oluşan enjeksiyonlar yapıldığında 6 – 12 hafta sonra ağrı ve fonksiyon açısından etkinliği görünmektedir.

Proloterapi nedir? Bilimsel kanıtı var mı?

Proloterapi yönteminde eklem ya da omurga bağları, tendon ve kas içine dekstrozlu serum enjeksiyonudur. Şeker bağın içine yerleşerek bağı setleştirir. Dokuda bir miktar hasar oluşturur. 3 gün boyunca doku kendini iyileştirmeye çalışırken kalınlaşır. Böylece daha sert ve kalın bağ ortaya çıkar.

Proloterapinin bağ dokusunu sertleştirdiği ultrason ve MR takipleri ile gösterilmiştir. Ayrıca, ağrı ve iyileşme açısından hastaların tedavi süreçlerinin hızlandığı da araştırmalarla gösterilmiştir.

Proloterapi, genellikle dekstroz solüsyonu olan, iritan bir maddenin enjeksiyonu tekniğidir. Enjeksiyon sonucu hücre hasarı oluşur ve bunu takiben onarım ve iyileşme süreci uyarılmış olur. Proloterapinin, tek başına kullanılması yerine, kas-iskelet ağrısı veya spor sakatlanmalarının temel tedavileri olan fizik ve egzersiz tedavisi ve manüel tedaviye ek olarak kullanılmasının daha etkili olduğu konusunda kanıtlar artmaktadır. Tüm tedavi yöntemlierinde olduğu gibi, hekimin görevi bilgi ve deneyimini kullanarak araştırma sonuçlarına dayalı bir kararla proloterapinin hasta için uygun olup olmadığına karar vermektir.
Bu tekniği kronik kas-iskelet ağrılı durumlarında kullanıyoruz. Bir çok araştırma çeşitli kas-iskelet sorunlarında proloterapinin yararını göstermektedir. Araştırmalar en çok kronik bel ağrısı konusundaki yararını ortaya koymaktadır. Yeni araştırmalar ise, tedaviye yanıt vermeyen tendinopatiler (özellikle epikondilit ve aşil) ve osteoartrit (kireçlenmeler) tedavisindeki etkinliğini göstermiştir. 3 – 6 seanstan oluşan enjeksiyonlar yapıldığında 6 – 12 hafta sonra ağrı ve fonksiyon açısından etkinliği görünmektedir.
Proloterapi, genellikle dekstroz solüsyonu olan, iritan bir maddenin enjeksiyonu tekniğidir. Enjeksiyon sonucu hücre hasarı oluşur ve bunu takiben onarım ve iyileşme süreci uyarılmış olur. Proloterapinin, tek başına kullanılması yerine, kas-iskelet ağrısı veya spor sakatlanmalarının temel tedavileri olan fizik ve egzersiz tedavisi ve manüel tedaviye ek olarak kullanılmasının daha etkili olduğu konusunda kanıtlar artmaktadır. Tüm tedavi yöntemlierinde olduğu gibi, hekimin görevi bilgi ve deneyimini kullanarak araştırma sonuçlarına dayalı bir kararla proloterapinin hasta için uygun olup olmadığına karar vermektir.
Bu tekniği kronik kas-iskelet ağrılı durumlarında kullanıyoruz. Bir çok araştırma çeşitli kas-iskelet sorunlarında proloterapinin yararını göstermektedir. Araştırmalar en çok kronik bel ağrısı konusundaki yararını ortaya koymaktadır. Yeni araştırmalar ise, tedaviye yanıt vermeyen tendinopatiler (özellikle epikondilit ve aşil) ve osteoartrit (kireçlenmeler) tedavisindeki etkinliğini göstermiştir. 3 – 6 seanstan oluşan enjeksiyonlar yapıldığında 6 – 12 hafta sonra ağrı ve fonksiyon açısından etkinliği görünmektedir.
Proloterapi, genellikle dekstroz solüsyonu olan, iritan bir maddenin enjeksiyonu tekniğidir. Enjeksiyon sonucu hücre hasarı oluşur ve bunu takiben onarım ve iyileşme süreci uyarılmış olur. Proloterapinin, tek başına kullanılması yerine, kas-iskelet ağrısı veya spor sakatlanmalarının temel tedavileri olan fizik ve egzersiz tedavisi ve manüel tedaviye ek olarak kullanılmasının daha etkili olduğu konusunda kanıtlar artmaktadır. Tüm tedavi yöntemlierinde olduğu gibi, hekimin görevi bilgi ve deneyimini kullanarak araştırma sonuçlarına dayalı bir kararla proloterapinin hasta için uygun olup olmadığına karar vermektir.
Bu tekniği kronik kas-iskelet ağrılı durumlarında kullanıyoruz. Bir çok araştırma çeşitli kas-iskelet sorunlarında proloterapinin yararını göstermektedir. Araştırmalar en çok kronik bel ağrısı konusundaki yararını ortaya koymaktadır. Yeni araştırmalar ise, tedaviye yanıt vermeyen tendinopatiler (özellikle epikondilit ve aşil) ve osteoartrit (kireçlenmeler) tedavisindeki etkinliğini göstermiştir. 3 – 6 seanstan oluşan enjeksiyonlar yapıldığında 6 – 12 hafta sonra ağrı ve fonksiyon açısından etkinliği görünmektedir.