manüel tıp

Manüel tıp tekniklerin amacı eklem hareketini artırmak (sert eklem, skolyoz, duruş bozukluğu), eklem çevresindeki dokuları serbestleştirmek (eklem kontraktürü/sertliği, plantar fasiitis, patellar hipomobilite), ağrıyı geçirmek (omurga tutulmaları) ve kas – tendonu uzatmak/gevşetmektir.
Kullandığımız manüel tıp yöntemleri eklem mobilizasyonu, eklem manipülasyonu, pozisyonel teknikler, kas – enerji tekniği, akupresür, fonksiyonel teknikler ve myofasyal serbestleştirmedir.

Ağrınızın Kaynağını Her Zaman Röntgen ya da MR ile Tespit edemezsiniz

Ağrınızın Kaynağını Her Zaman Röntgen ya da MR ile Tespit edemezsiniz (Binlerce Yıldır Tanı Koymak için Geçerli Yöntem Değişmedi: Hastayı Dinle ve Detaylı Muayene Yap)

Dokular hasar gördüğünde ağrı hissi ortaya çıkar ve vücut kendini korumak amacıyla ağrı hissini ve hasarlı bölgeye hücreleri toplamayı sürdürür. Burada tanı koymak için yaptığımız, ağrıya sebep olan koşulları öğrenmek, hasarın yerini ve derecesini muayene ve gerekirse görüntüleme (röntgen, ultrason, MR, tomografi) ile tespit etmektir. Bu hastalarda muayene ve görüntüleme tanısı aynıdır. Tanı kesinleştikten sonra ise yatığımız, bölgeyi dinlendirmek, buz uygulamak, 3 – 5 gün anti-ödem ilaçlar kullanmaktır. Bunlar iyileşme ve dokuların eski görev düzeyine dönmesi için yeterli ise, tedavi biter ve kişi aşamalı olarak eski hayatına, mesleğine ve sporuna geri döner. Aksine, bunlar yeterli değilse hasta gerekli gördüğümüz bir süre fizik ve egzersiz tedavisine (rehabilitasyon) alınır ve eski hayatına güvenli bir biçimde geri döner.

Kas-İskelet siteminde ağrı her zaman dokuların hasar görmesi ile ortaya çıkmaz. Hastanın aşırı sayılabilecek ağrısına rağmen dokular hasar görmemiş olabilir. Bu hastalarda hasarlı doku aramak sonuçsuz kalabilir ya da yanlış tanıya yol açabilir. Bu durumlarda görüntüleme (röntgen, ultrason, MR, tomografi) sonuçları normal olabilir ya da muayene tanısı ile uyumlu olmayabilir. Tanı koymak için yaptığımız, detaylı sorular sorarak ağrının özelliklerini öğrenmek, kişinin yaşam tarzı ve mesleğini öğrenmek, muayene ile kas-iskelet sisteminin özelliklerini ortaya çıkarmaktır. Bu hastalarda muayene tansı görüntüleme tansından daha önemlidir.

Proloterapi

Proloterapi, genellikle dekstroz solüsyonu olan, iritan bir maddenin enjeksiyonu tekniğidir. Enjeksiyon sonucu hücre hasarı oluşur ve bunu takiben onarım ve iyileşme süreci uyarılmış olur. Proloterapinin, tek başına kullanılması yerine, kas-iskelet ağrısı veya spor sakatlanmalarının temel tedavileri olan fizik ve egzersiz tedavisi ve manüel tedaviye ek olarak kullanılmasının daha etkili olduğu konusunda kanıtlar artmaktadır. Tüm tedavi yöntemlierinde olduğu gibi, hekimin görevi bilgi ve deneyimini kullanarak araştırma sonuçlarına dayalı bir kararla proloterapinin hasta için uygun olup olmadığına karar vermektir.
Bu tekniği kronik kas-iskelet ağrılı durumlarında kullanıyoruz. Bir çok araştırma çeşitli kas-iskelet sorunlarında proloterapinin yararını göstermektedir. Araştırmalar en çok kronik bel ağrısı konusundaki yararını ortaya koymaktadır. Yeni araştırmalar ise, tedaviye yanıt vermeyen tendinopatiler (özellikle epikondilit ve aşil) ve osteoartrit (kireçlenmeler) tedavisindeki etkinliğini göstermiştir. 3 – 6 seanstan oluşan enjeksiyonlar yapıldığında 6 – 12 hafta sonra ağrı ve fonksiyon açısından etkinliği görünmektedir.

2016 © Copyright - cavitmeclisi.com by Cavit Meclisi

Acil Danışma Hattı        0(533) 659 8669

ACİL DANIŞMA HATTI
0(533) 659 8669