Empati ya da duygudaşlık kişinin kendini başkasının yerine koymasıdır. Nedense empatinin, deyim yerindeyse, yukarıdan aşağıya doğru işleyen bir algı olduğunu düşünürüz. Yukarıdan aşağıya doğru demekle, yardıma ihtiyacı olan kişilere karşı empati duyulmasını kastediyorum. Bu durumda, kişi toplumun belirli kısmını oluşturan özürlüler, engelliler, fakirler, mülteciler ve sokak hayvanları gibi nimetlerden mahrum kesime karşı hassasiyeti ve gözetimi vardır.

Eğer yardıma gereksinim duyan bu kesimi genellikle toplumun bir ucunda olduğunu düşünürüz. O zaman toplumları çan eğrisi biçiminde yerleşmiş olduğunu kabul ederiz. Bir uçta bahsettiğimiz gözetilmesi gereken bu yüzde beş varsa, diğer uçta da gözetilmesi gereken ancak yardıma muhtaç olmayan başka bir kesim vardır. Bu kesim üstün zekalılar, bilim adamları, sporcular, sanatçılar ve LGBT gibi bireylerden oluşur. Yardımımıza ihtiyacı olmadıklarından ve bizden farklı olduklarından uzak durmaya ve bazen de görmezden gelmeye çalışırız. Hatta bazen, toplumun bu farklı bireyler olmadan tam da istediğimiz gibi olacağını düşünürüz. Neden farklı yaşam ve düşünme tarzları olduğunu anlamaya çalışmayız. Ancak, bu kesim içine dikkatlı baktığımızda toplumu ileri götüren ve renklendiren bireylerin neredeyse tümünün burda olduğunu görürüz.

Toplumun bir ucundaki ilk bahsettiğim kesime bakmak ve onları anlamakla acıları görürüz. Toplumun diğer ucundaki diğer kesime bakmak ve onları anlamakla yaratıcılık, özgürlük, icatlar, risk alma ve ne olursa olsun kişinin kendi yolundan gitme cesaretini görürüz.

2016 © Copyright - cavitmeclisi.com by Cavit Meclisi

Acil Danışma Hattı        0(533) 659 8669

ACİL DANIŞMA HATTI
0(533) 659 8669