Kitaplarda, şarkılarda ve filmlerdeki kahramanlarım olmasalar, büsbütün yalnız kalırdım. Çocukluğumdan beri okuduğum büyük insanların hayatını anlatan biyografiler kişiliğimin biçimlenmesinde çok büyük rol oynamışlardır. Hayatı kendi tanımları ile yaşayan ve diğer hayatlara yeni boyut kazandıran insanların düşünceleri ve söylemleri akıl tutmaya değer. Sınırları sürekli zorlamak, sadece kendim ve sağlığım için yaptığım ve hayatımın vazgeçilmez bir parçası…

Bu uçtakilerin farklılıkları bizim onlara tepeden bakmamıza engel olmaktadır. Bu bireyleri ya değişik ölçütlerle yargılamamız ya da onlara yukarı doğru bakmamız gerekir. Zekâ sorunu olan biri ile konuşurken onun, karşımızda nasıl kendisini kaçınılmaz olarak ezik hissedeceğini biliyorsak, biz de üstün zekâlı biri ile iletişimizde kaçınılmaz olarak ezik oluruz. Aşağıdan yukarı bakarken empatik olmak, dayanışma için…

“Umut, imkansızın ortaya çıkmasında patolojik bir inançtır.” – H.L. Mencken(1880-1956) Peki, sınıf, bugün ikonoklastları ve ikonoklazmı tartışacağız. Kendimi, bir kez daha hayal kırıklığına uğramış, deprese, kızgın, ve son zamanlarda çıkan hayal kırıklığı yaratan ve deprese edici haberler dizisi karşısında aciz hissederken, bölge gazetemizde bir yazı karşıma çıktı. Yazı Mencken’i bir ikonoklast olarak betimliyordu. Bu sözcüğü…

Bana göre bu zarafet, zaten sahip olunan asalet ve de tüm koşullarda nasıl davranılması gerektiğini bilmekten gelmeli; gerçi liderlik denen şey zaten öğrenilebilecek ya da sonradan sahip olunabilecek bir şey değil; bir beyin türüdür, yani varsa vardır. Ayrıca, bu duruş çoğu zaman yaşamışlık, görmüşlük ve yaşın kişiliği olgunlaştırmasıyla oluyor. Amerikan filmlerindeki aslı Kızılderili kültüründen gelme,…

Tıp fakültesindeki eğitimin bir parçası da adaylara hekimlik karakteri kazandırmaktır. Hatırlıyorum. Birinci sınıfta deontoloji derslerini veren çok sevdiğim ve aldığım aile terbiyeme çok yakın ve dolayısıyla kendime çok yakın bulduğum bir hocamız vardı. Bize, hekimin kibar, asil, temiz, güzel, şık, hoş kokan, anlayışlı, işbirliğine yatkın, okumaya meraklı, titiz ve sempatik olması gerektiğini anlatırdı. Özellikle hekimin,…

Kendimi bir kurumun, diğerleri ile beraber aynı işleri tekrarlayan, bir üyesi ve parçası olarak hayal edemememin sebebi, “yerleşik bilim” etiğine göre uyumsuzluğum olabilir –zaten hep, aynı ve benzer olmanın yaratıcılığı ve liderliği körelttiğini düşünmüşümdür. Ancak bu, modern bilimin gelişimi açısından entelektüel ve evrensel olma çabası, düşünsel açıdan ise özgünlük ve öz yaratım olabilir. Aynı şeyi…

2016 © Copyright - cavitmeclisi.com by Cavit Meclisi

Acil Danışma Hattı        0(533) 659 8669

ACİL DANIŞMA HATTI
0(533) 659 8669